3 Nisan Cuma Hutbesi ve PDF Metni 3 Nisan Cuma Hutbesi Konusu ve PDF Metni...
Dağlardan dikenlerini kesip topluyor: 1500 liradan satıyor! | ’30 yıl çürümüyor, elimde 5 tane kaldı’
Dağlardan Dikenlerini Kesip Topluyor: 1500 Liradan Satıyor! | ’30 Yıl Çürümüyor, Elimde 5 Tane Kaldı’
Ordu’nun güzel ilçelerinden biri olan Altınordu’da yaşayan 62 yaşındaki Turgut Özcan, doğanın sunduğu nimetleri ustalıkla değerlendiriyor. Özcan, doğadan topladığı dikenli sarmaşıklarla balık sepeti örerek hem geçmişten günümüze taşınan geleneksel bir mesleği sürdürüyor hem de geçimini sağlıyor.
Turgut Özcan, Altınordu ilçesinin Kayabaşı Mahallesi’nde yaşamaktadır ve yaklaşık 45 yıldır bu alanda çalışmaktadır. Uzun yıllar boyunca doğadan topladığı dikenli sarmaşıklarla balık sepeti yapan Özcan, bu sepetleri tamamen geleneksel yöntemlerle örmektedir. Bu yöntem sayesinde sepetler, adeta el emeği göz nuru bir sanat eserine dönüşüyor.
Özcan, yaz aylarında sepetlere olan talebin oldukça arttığını ifade ediyor. Özellikle, bu sepetlerin fiyatı bin 500 liradan başlayıp 2 bin liraya kadar çıkabiliyor. Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte artan talep, onun elindeki stokların hızla tükenmesine neden oluyor. Özcan, bu yüzden elinde yalnızca 5 tane sepet kaldığını belirtiyor.
Sepetlerin bu denli tercih edilmesinin sebeplerinden biri de dayanıklılığıdır. Özcan, yaptığı sepetlerin tam 30 yıl boyunca çürümeden kullanılabildiğini vurguluyor. Bu özelliğiyle, sepetler birçok kişinin uzun yıllar boyunca güvenle kullanabileceği ürünler arasında yer alıyor.
Bu geleneksel sanatın sürdürücüsü olan Turgut Özcan, doğaya olan bağlılığını ve mesleğine duyduğu sevgiyi her sepetinde yansıtmaktadır. Doğa ve el emeği birleşimiyle ortaya çıkan bu eserler, sadece balıkçılık alanında değil, dekoratif amaçlı da sıklıkla tercih edilmektedir.
Her biri büyük bir özenle hazırlanan bu sepetler, aslında geçmişle günümüz arasında bir köprü kuruyor. Dikenli sarmaşıkların doğadan toplanıp böylesine kullanılabilir bir mala dönüştürülmesi, Anadolu’da nesilden nesile aktarılan geleneksel zanaatların önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Sonuç olarak, Turgut Özcan’ın yaptığı bu iş sadece bir geçim kaynağı olmanın ötesinde, kültürel bir miras olarak da dikkat çekiyor. Çürümeyen, sağlam ve estetik görünümleriyle bu sepetler, bazıları için bir yaşam tarzı, bazıları içinse yalnızca kullanışlı bir ürün değil, aynı zamanda geçmişin izlerini taşıyan birer hatıra niteliği taşıyor.