Çocuklarda şiddet eğiliminde artış var! ‘Prens ve prenses çocuklar patolojik narsistler yarattı’

  • 17 Nis 2026 13:20
  • Güncelleme: 18 Nis 2026
    3 dk. Okuma Süresi
Yazı Özetini Göster

Geçmişte okul baskınları çoğunlukla ABD ile ilişkilendirilirdi. Ancak Türkiye, son iki gündür peş peşe yaşanan ve ABD’deki okul baskınlarına benzer olaylarla sarsıldı. Önce Şanlıurfa’da, ardından Kahramanmaraş’ta meydana gelen bu saldırılar kanlı sonuçlara yol açtı. Kahramanmaraş’taki trajik olayda bir öğretmen ve sekiz öğrenci hayatını kaybetti. Bu tür şiddet eylemlerinin artması, çocuklarda şiddet eğiliminin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Pediatri Kurumu üyesi Prof. Dr. Burak Doğangün, mevcut durumun çocukerkil bir dönemi işaret ettiğini belirtiyor. Prof. Dr. Doğangün, bu durumun çocukları narsistik bir yapıya dönüştürdüğünü ve patolojik narsisizme zemin hazırladığını ifade ediyor. Narsistik yapı, az da olsa her insanda mevcutken, bu yapı negatif bir döngüye girdiğinde patolojik bir boyut kazanabiliyor. Hatta bu süreç ilerleyerek psikoz seviyesine ulaşabiliyor ki bu durumda bireylerin gerçeklik algıları ciddi şekilde bozuluyor.

Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, çocuk suçlarına ilişkin önemli veriler paylaşarak bu eğilimi somut bir şekilde ortaya koyuyor. TÜİK verilerine göre, 2024 yılı itibarıyla çocukların suça karışma oranında önceki yıla göre %10’lük bir artış gözlemlendi. Bu rakamlar, suçtan etkilenen, mağdur olan veya suç işleyen tüm çocukları kapsıyor. Suça sürüklenen çocuk oranındaki artış ise %13.3 olarak kaydedildi. Prof. Dr. Kasapçopur, şiddetin ülkemizde adeta bir kartopu gibi büyüdüğünü ve bu gidişatın daha fazla dikkate alınması gerektiğini vurguluyor. Bu veriler, çocuklarda şiddet eğiliminde artış olduğunu ve ‘prens ve prenses çocuklar’ olarak yetiştirilen gençlerin patolojik narsisizme yöneldiğini gösteriyor.

Özellikle eğitim ve aile ortamında verilen aşırı özgüven ve kayıtsız şartsız onay, çocukların gerçeklikten kopmuş bir dünyada yaşamasına neden oluyor. Bu da ileride gereğinden fazla bencil ve gerçeklikten uzak bireylerin yetişmesine katkı sağlıyor. Çözüm için ise eğitim sisteminin ve aile içi iletişimin yeniden yapılandırılması büyük önem taşıyor. Çocukların duygusal zekalarını geliştirmek, empati kurabilme yetilerini artırmak ve sağlıklı bir toplumsal bilinç oluşturmak için çeşitli sosyal projeler desteklenmeli ve yaygınlaştırılmalıdır.

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar